Şubat 2, 2023

Doları bırakıp apar topar Türk Lirası’nın peşine düştüler! Herkes şaşkın

Merkez Bankası’nın Türk lirasını güçlendirmeye yönelik attığı adımlar bankacılık sektöründe karşılık buldu. Bankalar, TL’yi etkin ve cazip hale getirmek için yüksek faiz oranları uyguluyor. Bu durumda döviz baskılanmaya başladı.                

Doları bırakıp apar topar Türk Lirası’nın peşine düştüler! Herkes şaşkın

Bankacılık sektörü, Merkez Bankası’nın ‘Liralaşma’ hamlesi nedeniyle müşterilerine öncelikle TL mevduatı daha cazip hale getirmek için yüksek faiz oranları uyguluyor. Sektör, mevduatta TL’nin payını artırabilmek için ise dövizi baskılıyor.

Bankacılık sektörü baş döndüren makroihtiyati tedbirler ve tutturulması gereken hedefler için bu kez döviz mevduat faizini minimuma çekti.

Para politikasında düşük politika faizine karşılık makroihtiyati tedbirlerle uygulanan sıkılaştırma bankaların her gün yeni bir yöntemi devreye almasına neden oluyor. Bankacılık sektörü hem yabancı para mevduatı zorunlu karşılıklarından komisyon uygulaması hem de TL mevduat oranı hedefi ile getirilen ek menkul kıymet alımından kaçınmak için döviz mevduatlarında faizleri neredeyse sıfıra çekti. Bunun aksine TL mevduatlarda ise faiz oranları yüzde 20-28 arasında değişiyor. Kur korumalı mevduatta yüzde 12’ye kadar gerileyen mevduat faizine karşılık sektör özellikle tüzel kişilerden TL mevduat kapabilmek için yoğun bir çaba içinde. Aynı zamanda yine getirilen makroihtiyati önlemler nedeniyle tüzel kişiler de ticari kredi kullanabilmek için döviz mevduatlarını azaltmak zorundalar. İşte tüm bu önlemler ticari kredi faizinin üzerinde TL mevduat faizinin yanı sıra döviz mevduatlarında düşük faiz politikası uygulanmasına neden oluyor.

Merkez Bankası’nın attığı adımlar

Merkez Bankası’nın haziranda başlayan ve temmuzda yoğunlaşan makroihtiyati önlemleri yılın sonlarına doğru daha yüksek oranlarla uygulanmaya başladı. İlk olarak haziranda bankalara TCMB taraflı swap ve bankalararası para piyasası işlemleri için minimum devlet tahvili bulundurma oranını yüzde 30’dan yüzde 45’e çeken Merkez Bankası ağustosta ise bu oranı yüzde 60’a yükseltti. Ardından ise zorunluk karşılıklar ve menkul kıymet tesisine ilişkin önlemler devreye alınmaya başladı. Temmuzda ticari kredilere uygulanan zorunlu karşılık oranı yüzde 10’dan yüzde 20’ye çıkarılırken döviz mevduatları zorunlu karşılıkları için uygulanan komisyon oranı da yüzde 1,5’ten yüzde 5’e yükseltildi. Yabancı para mevduat için yüzde 3 oranında sabit faizli devlet tahvili tesisine karar verildi dönüşüm oranına göre de ek menkul kıymet tesisi kararı alındı. TL mevduat oranı yüzde 50’nin altında olan bankalara da yabancı para mevduat için tesis edilmesi gereken zorunlu karşılık tutarı üzerinden yıllık yüzde 3 ilave komisyon uygulanacağı duyuruldu. Krediler için zorunlu karşılık tesisi de eylül sonunda devlet tahvili tutma zorunluluğuna dönüştürüldü. Kredi büyümesinde yüzde 10’u aşan bankalara da aşan tutar kadar menkul kıymet tutması ayrıca ticari kredi faizinin de referans faiz oranının üstünde olması durumunda da yine ek menkul kıymet tesisi zorunluluğu geldi, oran da yükseltildi. Son olarak da yabancı para mevduat dönüşüm oranı yerine yılbaşından itibaren TL mevduat oranı hedefine göre ek menkul kıymet tesisi yapılacağı duyuruldu. Döviz mevduat hesapları zorunlu karşılıklarından alınan yıllık komisyon oranını da yeni yıldan itibaren TL payına göre farklılaşmak üzere yüzde 8’e çıkarıldığı açıklandı. 23 Aralık tarihinden itibaren TL payına göre farklılaşmak üzere komisyon oranları belirlendi.

Bankacılık sektörü

İşte bu baş döndüren makroihtiyati tedbirler bankaların da sürekli yeni yan yollar bulmasına neden oldu. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Merkez Bankası verileri özellikle kasımın son haftasında bankaların TL mevduat oranını yakalamak için hızlandığını gösteriyor. Özellikle 25 Kasım haftasında tüzel kişilerin döviz mevduatında yaşanan sert düşüş de bu çabaların belli miktarda başarıya ulaştığını ortaya koyuyor. Bankalar tüm bu zorunluluklardan kaçınabilmek için müşterilerine öncelikle TL mevduatı daha cazip hale getirmek için yüksek faiz oranları uyguluyor. Ve bu son dönemde sadece yüksek miktarlı mevduatlar için değil genele yayılmış bir şekilde uygulanıyor. Hiçbir banka 10 bin TL mevduata bile yüzde 16,5’in altında faiz uygulamıyor. Mevduat büyüdükçe faiz oranı yüzde 30 sınırına kadar çıkıyor. Merkez Bankası’nın ortalama faiz oranlarını gösteren verilerinde de 3 ay vadeli TL mevduatta ortalama faizin 25 Kasım haftası itibariyle yüzde 21,42 olduğunu gösteriyor. Ki bu bazı bankaların açıkladığı üzere TL mevduatta bir hedef belirlememesi ve mevduat yarışının içinde olmaması nedeniyle çoğu bankanın uyguladığı faizden daha düşük bir oran çıkmasına neden oluyor.

İkinci yol ise döviz mevduatında ısrar eden müşterilere düşük mevduat faizi vermek. Mevduatta oldukça söz sahibi olan büyük bazı bankalarda yıllık dolar mevduat faizi yüzde 0,01 ile sıfır seviyesine geldi. Piyasada payı yüksek olan bankalar arasında en yüksek faizi verenlerde de rakam yüzde 0.25 seviyesine çıkıyor. Ancak yine Merkez Bankası’nın ortalama verileri 3 ay vadeli ortalama dolar mevduat faizinin 25 Kasım haftası itibariyle yıllık yüzde 2,26 olduğunu gösteriyor. Bu bazı bankaların hem müşterilerinin mevduat tercihlerine karışmamasından hem de bazı bankaların döviz pozisyonu ile ilgili sıkıntı yaşaması veya döviz ödemelerinin bulunması nedeniyle piyasadan farklılaşıyor. Buna karşın Merkez Bankası verileri de makroihtiyati önlemlerin yoğun olarak devreye alındığı temmuz ortasından bu yana dolar mevduat faizinin 1.4 puan gerilediğini de ortaya koyuyor.

Kur Korumalı Mevduat

Bankaların üçüncü çözüm yöntemi ise özellikle tüzel kişilere TL mevduata geçiş için opsiyonlar sunmak. Belli miktardaki döviz mevduatının bir kısmını KKM ve opsiyonlu döviz mevduatı olarak çeviren bankalar bu müşterilere uyguladıkları döviz mevduat faizini ise yüksek tutuyor. Ama bir bölümünü TL mevduata ve KKM ile düşük faizli TL mevduata çevirdikleri için kazançlı çıkan bankalar döviz mevduatında ısrar eden müşterilerine ise bu kez dövizli yatırım fonu önerisi sunuyor.

Bankacılık sektörü uzmanları sistemin kendi kurallarıyla değil makroihtiyati önlemlere karşı sektörün icatlarıyla sürdürülmeye çalıştığına dikkat çekerken Merkez Bankası ve BDDK’nın bu tarz uygulamalara karşı bankaları sık sık uyardığını vurguladı. Uyarılara rağmen hem bilançosunda düşük faizli uzun vadeli menkul kıymet yükü taşımak hem de yüksek oranlarda komisyon ödemek istemeyen bankacılık sektörünün uzmanlar bu uygulamalara karşı regülatörlerden düzenleme gelse de yeni yollarla başvuracağını belirtti.

Kuru bıraksalar…

Bankacılık sektörü uzmanları uzun süredir yatay seyreden dolar kurunun serbest bırakılması durumunda işlerin daha da karışacağı konusunda uyarıyor. Bilgi veren bankacılık kaynakları özellikle ihracatçıların son günlerde yoğunlaşan kur uyarıları nedeniyle ekonomi yönetiminin dolar/TL’yi biraz gevşetmesi durumunda döviz mevduatlarından kaçınmak için bankacılık sektörünün negatif faiz oranları uygulamaya başlayabileceğine dikkat çekti. Özellikle yüksek dış ticaret açığı ile de yükselen ihracatçı şikayetlerinin ekonomi yönetimini böyle bir uygulamaya itebileceğini söyleyen bankacılık kaynakları Türkiye’de daha önce rastlanmamış şekilde negatif faiz görülebileceğini söyledi.